Makaleler

Terzi Fikri’nin arkada bıraktığı gözyaşıydı, öldü!

Terzi Fikri’nin arkada bıraktığı gözyaşıydı, öldü!

 

 

Yıllar önce Nurten Sönmez’i bir gazeteye verdiği demeçle duymuştum. Yoksa onu  ne duymuşluğum ve nede görmüşlüğüm vardı. Meğer Terzi Fikri’nin aklımızda kalan, "Çamura, rüşvete ve karaborsaya son,“ diyen o sesinin yanında hayatın gerçek sırrı onun sözlerinde gizliymiş. Fakirlik nedir ki, hem fakirlik, açlık, çamur, rüşvet, karaborsa üç aşağı beş yukarı ekonomi-politiğe girmez mi? Siyasi iradenin değişmesiyle başka bir hal alır, bilemedin mücadele edersin değiştirirsin ama insan çürürse olmaz. İşte Nurten Sönmez yirmi beş yıl sonra kapısını çalan gazeteciye, “25 yıldır neredeydiniz!.. Benim kocam öldüğünde salasını yarıda kestiler. Fatsa'daki yetkililer toplanıp Müslüman olmadığına karar verip cenazesini bile yıkamak istemediler,” dedi. Bu sözleri duyalı beri ah çekerim. “Gece Kelebeği”inde Kolsuz Musa öldürülen Dersim’e, yoksulluk ve sefalet içindeki haline ağlamaz, öldürülmüş ve de dağ taşı kokuya boğan ölü kokusuna üzülür, isyan eder ve  askerler ölüleri yakmasına sanki duası karşılığını bulmuş gibi  sevinirdi. Derdi, ‘devlet merhamete geldi de ölüleri yaktı!’ Burada anlatılan nedir?

Öldürmek insanoğlunun doğasında var. Aristoteles insanın doğal yapısını canavarlık olarak görüyordu. Şimdi diyeceksiniz ki, sanki Hobbes’in İngiltere İç Savaşını tarif ederken kullandığı  ‘doğal durum yasası’ farklı bir şeydi? Hayır, elbette değildi ve daha büyük bir felaketti. Hep öldürdük, kendimizden olmayanı, sevmediklerimizi öldürdük. Bizi sevmekten vaz geçen kadın ve erekleri  öldürdük. İç savaşlarda karşı pencereden bize günaydın diyeni öldürdük... Ancak bütün bu öldürmelerin ötesinde bir şey aradı insanlık, o aranan şey Nurten Sönmez ile Kolsuz Musa’nın dile getirdiği gerçektir.

Zalimlik mezar taşında son bulmalıdır, son bulmazsa ne mi olur... umut kesilir insandan ve bugünkü karanlık Türkiye olur yeryüzü...

Terzi Fikri meğer ruhunu Nurten’ine verip gitmiş...

"Sala okunurken birden yarıda kesildi. Sonra öğrendik ki yetkililer, 'Bu Müslüman değildi. Cenazesi yıkanmaz, salası okunmaz, namazı kılınmaz' diye toplantı yapıp karar almışlar. Bu benim içimi çok acıttı. Çünkü Fikri, namaz kılar, oruç tutardı. Yıllardır her sala okunduğunda içimden, 'Allahım inşallah yarıda kesmezler' diye dua ederim. Sala bitene kadar da ağlarım.”

İşte insan denen şeyin özetidir bu...

Bu sözleri eden Nurten Sönmez’in öldüğündü duydum. Yarıda kesilmiş hayatları böylesine sade içten tarif etmesi ne de dokunmuştu bana...

Ölürken dahi yarı ölmüş, bir yanları yürek yakmaya devam etmiş bir kuşağın toplamıydı sanki onlar... bir hayaldiler. Her eve uğramış bir acının, bitmez bir özlemin annesi, eşi, kız kardeşiydiler... Benim kuşağımı çok etkilediler.

O hapishane kapılarında öldürülmesinler diye çok dayak yedik. Onları çıkartıp kendimeze yer açtığımızı bilmiyordum...

Şimdi yeniler var hapislerde... yeni Nurtenler o kadar çok ki, salaları yarıda kesilen, hatta okunmasına izin vermeyen.

Başkasına ettikleri zulmü şimdi birbirlerine yapıyorlar, ama bu daha korkunç, daha berbat.

....

Benim Dersim ve Türkiye için istediğim sosyalizm modeli Terzi Fikri pratiğidir. İnsan öldürmeyen, zor yerine gelecek modeli sunan ve insanlara, 'buyrun tercih yapın hangi sistem" diyen bu modeldir. Ovacık belediyesine önem vermemin nedeni bu. Fikret Kızılok'un şarkıda söyledii gibi Süleyman Demirel hep başkandı ama hiç bir şey Terzi Fikri'nin model belediyeciği kadar onları korkutmamıştı.

Terzi Fİkri'nin modelinde fikirler asla insan hayatından daha önemli değildi insanın önemli olduğu kadar... 

karatas.h20@gmail.com

 

Etiketler:     

ayirac

Copyright © 2012 www.haydarkaratas.com            Created and Designed by Ulaş Karataş